• DUYGUSAL BESLENME ALIŞKANLIĞI

    17.04.2013

    DUYGULARI YÖNETEREK SAĞLIKLI OLMAK

    1.DUYGUSAL BESLENME ALIŞKANLIĞI
    Beslenme, ruh beden ve zihni bütün olarak etkileyen ve onlardan etkilenen bir eylemdir. Hepimiz için beslenmek sadece bir ihtiyaç olmaktan öte, birçok anlamı olan, keyif aldığımız, tat aldığımız, karnımızı ve ruhumuzu doyurduğumuz bir iştir. Bu yüzden beslenmek, kilo almak, kilo vermek, yemek yemek kavramlarını kolaylıkla yönetemiyoruz.
    Beslenmek ruh ve duygularla o kadar bütünleşmiştir ki,kendimizi tanımamız çok önemlidir. Sıcak ekmeğin kokusunu aldığımızda, sevdiklerimizle yediğimiz bir sofrayı, veya fırının önünden geçerken annemizin yaptığı börekleri ve onun sevgi ve şefkatini hatırlıyor olabiliriz.
    Bu yüzden beslenme çoğu zaman sedatif etkisiyle yaşamımızda yer alabilir. Ödül için güzel bir yemek yiyebiliriz veya üzüldüğümüzde çikolataya sarılabiliriz.Bu davranışların alışkanlıklara dönüşmesi sonucu yeme bozuklukları ortaya çıkabiliyor.
    Yeme bozuklukları kişinin hissettiği duyguları bastırmak için dengesizce beslenerek, yeme davranışı ile acısını bastırmaya çalışmasıdır. Bu alışkanlıklar genelde stres, öfke ve korku gibi duyguları hissettiği zaman kişinin bu duyguları hissetmekten korkması ve kendini güvensiz hissetmesiyle oluşur.
    2.Hangi kişilik yapısındaki kişiler bu tür beslenmeye daha açıktır?
    Bu alışkanlıkların temeli çocukluk dönemine kadar uzanmaktadır. Çocukken ağladığımızda ağzımıza verilen şeker ,ileride yetişkin olduğumuzda her acı çektiğimizde çikolataya sarılmamıza sebep olur. Ya da kendimizi yalnız hissettiğimizde sıcak ekmeğin kokusunu duymak, bizi evimizde hissettirdiği için ekmek yemek isteriz.
    Bu yüzden çoğumuzun yaşadığı kilo problemi aslında duygusal-ruhsal kaynaklı, ve duygusal açlık yaşayan, sıkıntıdan yemek yiyen veya yemek yiyemeyen birçok insan mevcuttur.Ailenin çocuğun beslenme alışkanlıklarına etkisi tartışılmazdır. Ailede elde edilen alışkanlıklar kişinin beslenmesini çok etkilemektedir. Hassas, duygularını içe atan, baskıcı ailelerde yetişen, çocuk yaşta diyet yaptırılan, yedikleri sayılan, depresyonda veya stres altında olan kişilerde daha sık görülür.
    3.Duygusal beslenmenin nedenleri nelerdir?
    Duygusal beslenme alışkanlıkları çeşitlilik gösterir. Biz bunlara yeme bozukluğu diyoruz. Dünyada özellikle kadınlarda çok görülen yeme bozuklukları birçok biçimde kendini gösterir.
    Duygusal açlık sendromu, night eating(gece yeme sendromu), binge eating (kompulsif yeme sendromu),anorexia nervosa, bulimia gibi birçok yeme bozukluğu birçok insanın hayatını etkilemektedir.
    Belli davranış kalıpları, sıkıntılı anlarda başvurulan yiyecekler artık alışkanlık haline gelir ve kişi ya gitgide kilo alır, diyete girer ve tekrar kilo alır ve böyle bir kısır-döngü oluşur. Veya yemeyi reddeder , kilo verir ve artık ölüm riski taşıyacak hale gelir.
    Kişinin strese ve duygu değişikliğine dayanıklı olmaması, duygularını ifade edememesi, çevresinden kilo konusunda baskı görmesi, çocuklukta yemek yiyerek duygularını bastırması neden olabilir.
    4. Kadınlarda mı yoksa erkeklerde mi daha çok görülür?
    Aslında duygusal yeme bozuklukları Türkiye ve Dünya’da çok ciddi boyutta ve mutlaka desteğe ihtiyaç duyuluyor. Özellikle kadınlarda daha sık görülüyor. Bunun sebebi ise kadınların daha duygusal oluşu, medya ve çevresinden ideal olması gerektiği yönünde algıladığı mesajlar,kendilerini ifade etmede zorlanmaları ve hormonsal değişiklikler bu duruma sebep oluyor.
    Beslenmek ve beslenmekten ne anladığı insanın aslında hayatı nasıl algıladığını ortaya koyuyor. Hayata karşı güvensizlik hissettiğinde, kendini yalnız hissettiğinde, korktuğunda veya endişelendiğin de yeme davranışı değişiyor. Neyi, nasıl yediği, hangi anlarda tercih ettiği bu konuda kalıplaşmış davranışları fark etmeye yarıyor.
    5. Hangi belirtiler kişide duygusal beslenme olduğunu gösterir?

    Duygusal Beslenme;
    1.Sıkıntılı hissettiğinizde neyi ne kadar yediğinizi anlamadan besin tüketiyorsanız
    2.Özellikle geceleri veya yalnız olduğunuzda tatlı, çikolata, cips, makarna, bisküvi vb gibi abur-cuburlara yöneliyorsanız
    3.Duygularınızı ifade etmekten ve yaşamaktan korkuyorsanız
    4.Sürekli kilo alıp veriyor, ideal kilonuzu koruyamıyorsanız
    5.Aç olmadığınız halde yemek yiyorsanız
    6.Yedikten sonra suçluluk hissediyorsanız
    7.Daha önce sıkı diyetler yapmışsanız
    8.Depresyon veya stres altında beslenmeniz değişiyorsa…
    Siz de de duygusal beslenme olabilir.

    6.Türk toplumu duygusal besleniyor denebilir mi,neden?
    Türkler duygusal yapıda insanlar olduğu için beslenme konusunda da dengelerini korumakta zorlanıyorlar. Yemeklerde, davetlerde kontrolsüz besleniyorlar. Misafirperverlik özelliği sebebiyle de ısrarla ikram etmeye ve yemek konusunda karşımızdaki insanın ihtiyaçlarını önemsememekteyiz.
    Türk kadını ise Akdenizli olduğu için kilo almaya yatkın. Medyanın da etkisiyle kadınlar için kilo vermek ve zayıf olmak çok önemli.Özellikle kadınlar için hayatın amacı kilo verme haline geldiğinde, ve her kilo verme programının bitişinde ideal kilosuna indiğinde bile, bütün amacı ve hayalleri kilo vermeye odaklandığı için, hayatının diğer alanlarını değiştirmediğin de büyük bir hayal kırıklığı oluyor.
    Bu hayal kırıklığı sonucunda kendini kandırılmış ve mutsuz hisseden kadın tekrar aynı duygusal yeme hatasına düşüp kilo sorununu tekrar yaratıyor. Dergilerde magazinlerde, gazetede görülen her türlü mükemmel vücutlu kadın ilahlaştırılıyor, reklamlarda ve filmlerde güzelliğin, seksapelin, inceliğin bir kadının hayatını kurtarabileceği anlatılıyor. Bilinçaltına ekilen mesajlar insanları etkiliyor.

    7.Duygusal beslenmeden nasıl kurtulmalı?
    Duyguların farkında olmamak, duygulardan korkmak ve bastırmak , duygusal beslenmeyi arttırır. Kişinin duygularını hissetmeye izin vermesi ve kendini anlamaya çalışması duygusal beslenmeyi azaltır. Bunun için insanın kendisiyle yüzleşmesi, eğrisi ve doğrusuyla her şeyini kabul etmesi ve kendi kendini kontrol etmesi değil, iç dünyasını fark edip, yönetmesi gerekir.
    Duygusal olarak kendinizi kötü hissettiğinizde ,öncelikle ne hissettiğinizi sorun kendinize ve sizi rahatlatması için duygunun derinliğine inip kendinizi sorgulayın.Gerekirse bir kağıda hissettiklerinizi yazın ve atın.
    İnsanın dış dünyada yaşadığı her şeyin içinin bir yansıması olduğuna göre yaşadığı her türlü bağımlılığı ve problemi kendi içindeki güç olan sevgiyi uyandırdığında ve kalbini gereksiz her şeyden arındırdığın da özgürleşeceğini bilmesidir.
    8.Stresi azaltıcı ve Mutluluk verici besinler..
    Makarna, Bulgur, Patates: İçerdikleri karbonhidrat yüzünden serotonin hormonunu arttırır ve mutluluk verir. Ayrıca B vitaminleri içerir , B vitaminleri de sakinleştirir ve enerjiyi arttırır.
    Süt, yoğurt, peynir: İçerdikleri kalsiyum, magnezyum ve D vitamini sebebiyle depresyonu azaltırlar, kuruyemiş ve tatlı ihtiyacını azaltırlar.
    Balık, Tavuk: Balık içerdiği Omega 3 yağları sebebiyle stresi azaltır. Tavuk ise L-tirozin aminoasidi içerdiği için metabolizmayı hızlandırır, konsantrasyonu arttırır ve stresi azaltır.
    Muz, üzüm, Kayısı: Muz potasyumdan dolayı insanı rahatlatır, üzüm konsantrasyonu ve beyin gücünü arttırır ve portakal ise C vitamini ve potasyum içerdiği için enerji verir ve sakinleştirir.
    Ceviz, badem, fındık: İçerdikleri amino asitler, magnezyum, çinko ve omega 3 yağları sebebiyle sinir sistemini ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Mutluluk ve sakinlik verir.